8 Aralık 2008 Pazartesi

Merhaba Dünya!!!

Merhaba blog! Merhaba dünya! Merhaba okuyucular! Bilgisayar programcılığı ile uğraşanlar bilir bu cümleleri...

Bu blogda size bildiklerimi, öğrendiklerimi,düşüncelerimi paylaşıcam beynim ve sabrım el verdiğince, bir kaç tane okuyucumun olması bile beni çok sevindirir. Ben de halktan biri olarak sizlerin sorunlarını ve sevinçlerine ortağım umarım buraya yazdıklarımda hemfikir oluruz.

Hayatımın diğer alanlarında hep tembel davrandım ve çocukluk devrimin bitmesinden sonra pekte içi açıcı bir durumda değildim. Bu iş yönünden değil her yönden. Oldukça iyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum ve davranıışların arkasında ki sebebler benim hep ilgimi çekmiştir. Bu nedenle çoğu insanın çok basit ve ucuz yollarla nasıl sevilen bir kişi olduğunu anladım. Konuşmaktan başka bir şey bilmeyem yaşıtlarımdan çok çektiğimi söyleyebilirim. (burda ben çok iyiyim demek istemedim)
Bu sebebleri bilmek beni hep içine kapanık biri olarak yetişmeme neden oldu. Çünkü bunları birine söylemem son derece kötü bir insan yapıyordu beni. Acaba insanları çekemiyorum da kendi iç dünyamda hayaller mi kuruyorum diye düşündüğümde olmuştur. Ama sonuçta hep ben haklı çıkıyordum ve bu nedenle haklı çıkmaktan nefret etmeye başladım. İnsanların egoları ile baş ettim kendimi bildim bileli.

Hayatta mutlu olmaya çalışırsanız asla mutlu olamazsınız. Eğer hayatınızın amacı mutlu olmaksa siz çok mutsuz birisiniz demektir. Neden mi? Her insan mutlu olmaya çalışır ama olamaz bu imkansızdır. Hayatta böyle bir istisna bile yoktur. Mutlu anlarımız TV'lerde ki reklamlar gibidir. Mutlu olmaya çalışırsanız en ufak bir terslikte mutsuz olursunuz çünkü hayatınızda hep mutlu olmak istiyorsunuzdur. Bu yüzden mutlu olmak için mutlu olmayı istememek lazım. İşte size mutlu olmanın yolu o zaman en kötü olaylar bile sizi derinden yaralamaz. Burası "Alice Harikalar Diyarı" değil uyanın.

İçinizi biraz da olsun karartım sanırım. Ama üzülmeyin eninde sonunda mutlu sonla biticek hayatımız.

Hiç yorum yok: