baş örtüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baş örtüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2008 Salı

Modern Bir Kadın Ve Atatürk'ün Eşi


Tarihçiler, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife hanımın Çankaya'da başörtülü ve çarşaflı olarak yaşadığını hatırlattı.

Avrupa'da eğitim gören ve birkaç yabancı dil bilen Latife hanım, zaten bu özellikleriyle modern bir kadın olarak Atatürk'ün gönlünü almıştı. Latife hanımın başörtüsü hiçbir zaman çağdışı olarak nitelendirilmedi. Aksine eğitimiyle, katıldığı etkinliklerle Türk kadınına örnek gösterildi. Çiftin 1925'deki boşanmalarına kadar Latife hanım, hem Çankaya'da başörtülü olarak yaşadı hem de aynı kıyafetle Atatürk ile birlikte yurt gezilerine ve toplantılara katıldı.

Cumhurbaşkanı'nın eşi olarak resmi törenlerde ve toplantılarda başörtülü yer alan Latife hanımın kıyafeti hiçbir zaman eleştiri konusu yapılmadı. Latife hanımın başörtülü olarak her kamusal alanda bulunduğu gibi sözkonusu kıyafetiyle gerek Çankaya'da gerekse diğer kamusal alanlarda bulunabilmesini sağlayan bir kanun çıkarılmasına da gerek duyulmadı.

Bu dönemde, sadece erkeklerin ve çoğunlukla memurların kıyafetleriyle ilgili kanuni düzenlemeler yapıldı. Kadınlara yönelik düzenleme ise 12 Eylül darbesinin ardından yaşanan askeri rejim döneminde çıkarıldı.

Burada modernliğin başı açık olmak ya da kapalı olmakla ilgisinin olmadığını, Kemalist olduğunu söyleyen ve baş örtüsene karşı çıkanların daha Atatürk'ten haberi olmadığını anlamış olduk. Modernlik batıyı taklit etmek değildir, kendiniz olun ve uyanmak için kendinizi dürtün.

Burada söylediklerim yanlış anlaşılmasın. Başı kapalı kadınların hepsinin haklı ve modern olduğunu söylemek değil amacım. Anlatmak istediğim başörtüsü olanların veya başı açık olanların yanlış yapmadığıdır. Ve bu gibi olaylar Türkiye'de ikilik üretip milleti bölmek için uydurulmuş dış mihrakların oyunundan başka bir şey değildir...
Devamını okuyun...>>

Ben Modernim Sen Gerisin!


Modern olmak ne demek? Kimler moderndir? Kimler geri kafalıdır? Bu konu çok karmaşık bir konudur ve herkesin mutluka bir fikri vardır.

Konya'da yaşanan hasta doktor arasında ki olaylar ve konuşmalar bir doktorun bile bize ne kadar cahil ve geri kafalı olabileceğini gösterdi. 2 tane baş örtülü kadına "biraz modern olun, hala bu kılakta mısınız" ve kızının masasında duran fotoğrafını gösterip "bakın bu benim kızım ne kadar modern"...

Bazıları modernliğin batıyı taklit etmek olduğunu sanıyor. Batının hiç bir şeyini taklit etmeye gerek yok. Sadece bilimde ki ve eğitimde ki ilerlemelerini, sistemlerini kendimize adepte etmemiz gerekiyor aynen olduğu gibi almak değil. Batının geçmişte yaptığı gibi anlayacağınız. Osmanlı'nın süper devletten öte bir devlet olduğu dönemlerde batının atalarımızı taklit etiği görülmemiştir.

Taklit etmekte o kadar ileriye gittik ki biz de psikolojik bir sorun haline gelmiş durumda. "Batıda kriz çıktı, bizde de mutlaka kriz olmalı" ya kadar götürdük bu işi... Müslüman bir dindar geri kafalı olarak sıfatlandırılmaya başlandı, elbette böyle düşünmeyenler de yok değil.
Medeni olmak düşüncede biter, kıyafette değil.

Modern olmak, 100 yaşını geçmiş başı kapalı ninemizin yardım teklifini kabul etmeyip "bana çocuklarım bakıyor bana haram olur, ihtiyacı olana yapın yardımı" sözleri yeter. Türkiye'yi ahlaksızlaştıran bize kene gibi yapışan batı kültürü değil mi? Bu sözleri o ninemize hangi hissiyat söyletmiştir.

Unutmamız gereken bir nokta var. Türkler misafirperver, duygusal, adaletli bir millettir. Bu özellikler İslamiyetle birlikte gelmiştir ve Türk'ün onuru ve erdemi ile birleşmiştir. Sonra İslamiyet'e büyük hizmetler etmiştir. Bunun karşılığında dünya hükümdarlığı Türk'lere verilmiştir. Ve dünyanın başkenti İstanbul bize Hz.Muhammed'in "Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan!.Ve onu fetheden ordu ne güzel ordudur!" sözleri ile 1500 sene öncesinden bizlere armağan edilmiştir...

Türk, Türk ise İslam'dan sonra Türk olmuştur...

Dünya aşkıyla yaşayanlar dünyanın hizmetçisi olurlar, Allah (c.c) aşkıyla yaşayıp ona hizmet edenler dünyaya hükmederler. (Osmanlı'nın yaptığı gibi)
Devamını okuyun...>>